SON DAKİKA

“Böcek ilacına maruz kalan insanların yüzde 70’i parkinson olabilir”

GIDA VE İHTİYAÇ MADDELERİ DENETLEME VE SERTİFİKALANDIRMA ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ (GİMDES) BAŞKANI DR. HÜSEYİN KAMİ BÜYÜKÖZER, YAŞAMLARI BOYUNCA DÜZENLİ OLARAK BÖCEK İLACINA MARUZ KALAN İNSANLARIN PARKİNSON OLMA İHTİMALİNİN YÜKSEK OLDUĞUNUN TESPİTİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU.

Bu haber 25 Şubat 2019 - 22:58 'de eklendi ve 2 kez görüntülendi.

GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, yaşamları boyunca düzenli olarak böcek ilacına maruz kalan insanların parkinson olma ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti.

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, yaşamları boyunca düzenli olarak böcek ilacına maruz kalan insanların parkinson olma ihtimalinin yüksek olduğunun tespiti ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Meyve sizin için faydalıdır, ama her zaman değil”

Pestisit kullanımı ve pestisite maruz kalmanın, parkinson hastalığı iler ilişkisi olduğunu söyleyen Büyüközer, “Meyve sizin için faydalıdır. Doğru, ama her zaman değil. Herhangi bir beslenme uzmanı ya da herhangi bir doktor size tavsiye edebilir. Vitamin deposudur, elyaflıdır, antioksidantır ve birçok hastalıktan sizi korur. Fakat meyvenin bir de karanlık tarafı var. Pekçok meyve veya meyve suyu içeren bir günlük diyet, kol ve bacakta titreme, kaslarda kasılma ile tanımlanan bir hareket düzensizliği olan, Perkinson hastalığı ile ilişkilendirilmektedir. Tarımda zararlı kabul edilen her türlü böcek ve bitkilere karşı kullanılan ilaç maddelerine genel olarak pestisit adı verilmektedir. Meyvedeki pestisitler veya diğer bazı zehirler bu hastalığın oluşmasının sorumlusu olabilir” ifadelerini kullandı.

“Maruz kalan insanların yüzde 70’i parkinson olabilir”

Bu sebepten, meyveleri hemen yemeye başlamamak gerektiğini ifade eden Dr. Büyüközer, “Pek çok sebepten dolayı daima meyveyı yıkayınız. Pestisitlerle ilişkilendirme sadece bir tahmindir. Fakat pestisit kullanımının bir damgasını taşıyan meyvedeki bu etkinliğini düşünmek mantıklıdır. Parkinson hastalığının nedeni çoğunlukla bilinmemektedir, ancak genetik faktörlerin yanında pestisidlere ve ağır metallere maruz kalmak gibi çevresel etmenlerden kaynaklandığı üzereinde durulmaktadır. Son zamanlarda pestisidlerin yaygın olarak kullanılır olması bu hastalığı tetikleyen faktörlerin içinde pestisitler önem arztmektedir. Tarımsal zehirler, Parkinson açısından daha önce de dikkat çekmişti. 2000 yılında bir Stanford Üniversitesi çalışması, Parkinson’un çalışma süresinde tarım çiftliği gibi böcek ilaçlarına maruz kalma riskini ilişkilendirmiştir. Aynı çalışma, ev ve bahçede böcek ilacına maruz kalmanın, hastalık riskindekiyüzde 70’lik bir artışla bağlantılı olduğunu da göstermiştir. Araştırmacılar, bu zehirlerin belirli beyin hücrelerini öldürebileceğine inanıyor” dedi.

“Pestisit kullanımı Parkinson’a sebep oluyor”

Parkinson hastalığı olan kişilerin yaşamları boyunca düzenli olarak böcek ilacına maruz kalma ihtimalinin daha yüksek olduğu tespit edildiğini aktaran Dr. Büyüközer, “Amatör bahçıvanlar gibi düşük seviye kullanıcıları olarak sınıflandırılan kişilerin, hastalığı geliştirmeyen kullanıcılardan yüzde 9 daha fazla olduğu görülmüştür. Çiftçiler gibi yüksek seviyedeki kullanıcıların bunu yapma olasılıklarıyüzde 43 daha fazlaydı. Böcek ilacına maruz kalma ile bağlantılı orta derecede bir risk var” ifadelerine yer verdi.

“E vitamini Parkinson riskini azaltıyor”

E vitamininin Parkinson riskini azalttığını dile getiren Büyüközer, “İyi E vitamini kaynakları arasında yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve bitkisel yağlar bulunur. Lancet Nörolojisi’nde yapılan bir çalışmada, mevcut veriler bir araya getirildi ve diyetlerinde bu yiyeceklerden bol miktarda yiyen insanların, Parkinson hastalığını geliştirme ihtimalinin daha düşük olduğu tespit edildi. Kanada’daki Queen’s Üniversitesi’nden Dr. Mayhar Etminan ve meslektaşları, 1966 ve 2005 yılları arasında yayınlanan E ve C vitaminleri ve besin beta karoteninin etkilerini inceleyen sekiz çalışmayı incelediBununla birlikte, C vitamini veya beta karoten de benzer bir etkiye sahipti. E vitamini güçlü bir antioksidandır ve vücudu serbest radikal denilen reaktif oksijen moleküllerinin zararlı etkilerinden koruyor görünmektedir” dedi.

“Parkinson hastalarına öneriler”

Parkinsonlu hastaların beslenmesinde dikkat edilecek noktlara değinen Büyüközer şunları önerdi: “Yetersiz beslenme ve kilo bakımı, genellikle Parkinson hastalığı olan kişiler için bir sorundur. Sağlıklı bir kiloyu korumanıza yardımcı olacak birkaç ipucu. D vitamini alımınızı arttırıp arttırmama konusunda doktorunuzla konuşun. D vitamini güçlendirilmiş süt ve süt ürünlerinde, yumurtada ve ton balığı, uskumru ve somon gibi yağlı balıklarda bulunur ve kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur. Beyin sağlığını geliştirmek için az miktarda ceviz, kaju fıstığı atıştırın. Ayrıca, yararlı antioksidanlar içeren meyveleri ve somon, ton balığı ve koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi beyinde iltihap önleyici etkileri olabilecek yiyecekler eklemeyi deneyin. Yeterli su için ve kahverengi pirinç, kepekli, meyve ve fasulye gibi sindirim güçlüğü ve kabızlığı azaltmak için lif bakımından zengin yiyecekler yiyin. Uyumaya ara verebileceklerinden, özellikle yatmadan önce şeker alımını ve kafeini sınırlayın.”