“Çiftçimiz dört gözle pamuk primini bekliyor” - Tarım ve Hayvancılık
SON DAKİKA

“Çiftçimiz dört gözle pamuk primini bekliyor”

AYDIN EFELER ZİRAAT ODASI BAŞKANI MEHMET KENDİRLİOĞLU, AYDINLI ÇİFTÇİLERİN SORUNLARINA DEĞİNDİĞİ AÇIKLAMASINDA, ÜRETİCİLERİN EN ÇOK DUYDUĞU İHTİYACIN FİNANS OLDUĞUNU BELİRTEREK, PAMUK ÜRETİCİLERİNİN DÖRT GÖZLE PRİMLERİNİN YATMASINI BEKLEDİĞİNİ SÖYLEDİ.

Bu haber 10 Nisan 2019 - 21:37 'de eklendi ve 205 kez görüntülendi.

Aydın Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, Aydınlı çiftçilerin sorunlarına değindiği açıklamasında, üreticilerin en çok duyduğu ihtiyacın finans olduğunu belirterek, pamuk üreticilerinin dört gözle primlerinin yatmasını beklediğini söyledi.

Başkan Kendirlioğlu yaptığı açıklamada, “ Pamuk primleri geçen sene Mart ayında dağıtılmıştı. Bu konuda çiftçilerimizin yoğun bir beklentisi vardı. Normal şartlarda bizim primlerimiz Mayıs ayının sunu, Haziran ayının başı gibi dağıtılıyordu. Geçen sene böyle bir dağıtım yapılınca, bu sene yine çiftçilerimizde bu konuyla ilgili büyük bir beklenti oluştu. Pamuk çiftçimiz şu anda arazilerine tarlalarına indi, yoğun şekilde çalışılıyor. Tabi çalışmak demek, akaryakıt, tohum, gübre demek. Bunlarda sonuç itibariyle para demek. Çiftçimizin şu anda en çok ihtiyaç duyduğu finans. Bu para da nereden gelecek, pamuk primlerinden gelecek. Aydın çiftçimiz şu anda dört gözle pamuk primini bekliyor. Bu konuda biz yetkililere, gerek Aydın Milletvekillerimize gerekse Ziraat Odası Birliğimize durumu izah ettik. Önümüzdeki günlerde bu çok önemli konuyu yetkililerimize aktarmaya gideceğiz” dedi.

“Gübre fiyatlarındaki artış üretimi olumsuz yönde etkiler”

Gübrenin bir torbasının geçen sene fiyatının 50 -60 TL arasındayken, bu sene 100-135 TL arasında olduğunu ifade eden Kendirlioğlu, “Yaklaşık yüzde 80 ile yüzde 110 arasında gübrede artış kaydedilmiş. Çiftçilerimiz bu pahalılıkta gübreyi atmazlarsa, bundan imtina ederlerse önümüzdeki 5-6 ay sonra bunun acısını biz üretim ve kalite anlamında çekeriz. Bizim endişemiz bu yöndedir. Bu konuyla ilgili en kısa zamanda bir çalışma yapılması gerekir. Gübre fiyatlarının aşağıya doğru çekilmesi ile ilgili çalışmaların derhal başlatılması gerekir, yoksa yarın geç olabilir. Onun için pamuk primlerini çok önemsiyoruz. Son bir hafta on gün içerisinde akaryakıta 30 kuruş civarında zam geldi. Bugün bir depo traktör tahminen söylüyorum, bin lira civarında doluyor ve 8-10 saatte bitiyor. Şu anda tedarikçilerimiz var, Tarım Kredi, Tariş var. Bu fiyatlara artık kredide yetmez oldu. Çiftçinin kendi anlamında kullandığı o fiyatlarda yetmez oldu” diye konuştu.

“Sulama Birlikleri memur zihniyeti ile yönetilemez”

Aydınlı çiftçilerden sulama birlikleri ile ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını ifade eden Kendirlioğlu, “Geçen yıl Ağustos veya Temmuz ayında sulama birliklerine Devlet Su İşleri’nden atama yapıldı. Şu anda sulama birliklerini DSİ’deki memur arkadaşlar yönetiyor. Bizzat içerisinde olmayan insanlar kurumları yönetmeye başladığında sıkıntılar kendiliğinden ortaya çıkmaya başlıyor. Sulama birlikleri memur zihniyeti ile yönetilemez. Yönetildiğinde bu tür sıkıntılar hat safhaya çıkıyor. Mesela öyle bir yoğun bürokrasi var ki çiftçilerimiz şu anda çok sıkıntılı. Tapu fotokopilerinden kimlik fotokopilerine, aklınıza gelen her türlü belgeyi dosyalamak istiyorlar. Halbuki biz burada resmi bir kuruluşuz. Bizim verdiğimiz çiftçilik belgesi yetmeli. Çünkü Çiftçilik belgesi tamamen ne kadar çiftçinin üzerinde tapuyla ilgili, kimlikle ilgli bilgiler varsa hepsi, burada var. O da yetmiyorsa yine devletin vermiş olduğu Tarım il ve ilçe müdürlüklerinin vermiş olduğu Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi var. Çiftçimiz bu belgelerle trilyonlara varan krediler çekebilirken, sulama birliklerine vardıklarında bu belgeyi kabul etmeyip farklı farklı belgeler istiyorlar. Çiftçimizi uğraştırıyorlar. Zaten şu anda sulama birliklerimize olan borçlarımızı desteklemelerden kesinti yapıyorlar. Hatta şöyle bir şikayetleri de var çiftçilerimizin, borçlarını ödemezlerse, beyanname vermezlerse biz de su vermeyiz” gibi söylemler var. Yani çiftçimizi cezalandırayım derken, üretimi cezalandırmaktır bu yapılan. Ayrıca, suyla ilgili yüzde 30’lara varan zam olduğu söyleniyor, geçen seneye göre oranla. Geçen sene ortalama dönüm başı ortalama 40 lira civarındaydı, bu sene fiyatların 50 TL’nin üzerinde olmasıyla ilgili çalışmaların olduğunu biliyoruz. Çiftçi zor durumdayken, suyun bu şekilde pahalı verilmesi bana göre çok mantıklı değil. Bırakın zammı indirim yapılması gerekir diye düşünüyorum. Hem çiftçilerimizden üretim istiyoruz, hem de üretmemesi ile ilgili her türlü elimizden geleni yapıyoruz. Bunun yanlış olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Çiftçilere verilen mazot desteğinin yeterli olmadığını da aktaran Kendirlioğlu, “Mazot 3,5-4 lira iken yarısı bizden gibi bir kampanya başlatılmıştı. Ama şu anda mazot 7 lira. İşte halen o 3,5 liranın yarısı gibi veriliyor. Tabi bunda bir güncelleme yapılması gerekiyor” diye konuştu.