(Görüntülü) Bulgar zulmünden kaçmıştı, sokakta el işi örgüsü ürünlerini satıyor - Tarım ve Hayvancılık
SON DAKİKA

(Görüntülü) Bulgar zulmünden kaçmıştı, sokakta el işi örgüsü ürünlerini satıyor

Bu haber 19 Kasım 2020 - 9:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bulgar zulmünden kaçmıştı, sokakta el işi örgüsü ürünlerini satıyor
SİVAS’ta yaşayan Bulgaristan göçmeni Azize Kara (66), çalıştığı yerden emekli olduktan sonra 12 yıldır kendi emeği ile oluşturduğu el işi örgülerini sokakta satarak aile geçimine katkı sağılıyor. Bulgaristan’da geçmişte Türklerin zor günler geçirdiğini anlatan Kara, “Bizlerin isimlerini değiştiriyorlardı. Benim adımı Anka olarak değiştirdiler. Türkiye’ye gelince yeniden Azize oldum” dedi.
Sivas’ta kaldırımlarda oturarak, açtığı bez tezgahında kendi ördüğü el işi ürünleri satarak aile bütçesine katkı sağlayan evli ve 2 çocuk sahibi Azize Kara, hayat hikayesiyle de dikkat çekiyor. 1990 yılında Bulgaristan’dan kaçarak Türkiye’ye gelen ve Sivas’a yerleşen Kara, 16 yıl boyunca Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nde odacılık yaptıktan sonra 2007 yılında emekli oldu. Kara, daha sonra aile bütçesine destek olmak için el örgüsü ürünler yapıp satmaya başladı. Önceleri komşularına para karşılığı el işi yapan Kara, 2008’den itibaren ise yaptığı ürünleri şehir sokaklarında satışa çıkarmaya başladı. Dantel, çocuk yeleği, bere, patik, lif gibi ürünleri, bazen de gün boyu kaldığı kaldırımda satış yaparken ören Kara, kazandığı parayla ailesine destek olmaya çalışıyor. Kara, Bulgaristan’da yaşadıkları ve sonrasında Türkiye’ye kaçış hikayesini de unutamıyor. 
‘ADIMI ‘ANKA’ OLARAK DEĞİŞTİRDİLER’
1990 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın desteği ile Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen Türkler arasında yer alan Azize Kara, o dönem zor günler yaşadıklarını belirterek, “Bulgaristan’da ismimizi değiştirdiler Bulgar adı koydular. Kocalarımızı toplayıp, götürdüler. 17 gün boyunca bırakmadılar. Azize idim Anka oldum, buraya gelince eski isimlerimizi tekrar aldık. Hepimiz gelemedik, benim ailemden sadece biz geldik. Annem, babam, kardeşlerim orada kaldı. Biz 8 kardeştik onlar arasından bir ben gelebildim. Gezmeye gidiyoruz diye, ayrıldık oradan. Özal açtı kapıları, buraya geldik. Orada işkence ediyorlardı Türklere. Çalışıyorduk ama hep baskı altındaydık. Sünnet ettirmezlerdi çocukları, düğün yaptırmazlardı. İki çocuğum Bulgaristan’da öldü. Ben buradayım, gidemiyorum 20 yıldır. Bir çocuğum da burada öldü, 6 yaşındaydı, şeker hastasıydı. Türkiye’ye geldiğimde 14 sene bir bodrum katında yaşadım. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kanun çıkardı. Kira öder gibi ev sahibi olunacak dediler, ben de yazıldım çok şükür evimi de öyle aldım” dedi.
‘EL İŞİ BENİM HAYATIM OLDU’
El işi yapmayı gençlik döneminden itibaren öğrendiğini, emekli olduktan sonra da bunu gelire dönüştürdüğünü belirten Kara, “Allah vergisi elimden ne geliyorsa onu yapıyorum. Çok seviyorum bunları yapmayı, boş duramıyorum. Bunlar benim hayatım. Başkalarına el uzatmaktansa kendi çabamla uğraşıyorum, kimseye eyvallah etmiyorum. Şu an yanımda bir oğlum, bir kızım var. Oğlum çalışıyor, kuryelik yapıyor. Kızım işsiz. Bu da ekmek paramız, işte yağımızı, tuzumuzu bununla alıyoruz. Kredim var, onu ödüyorum. Oturuyorum kaldırıma hem satıyorum hem örgümü örüyorum. Müşterilerim beni göremedikleri zaman soruyorlar. Ya perşembe ya da pazartesi günü, gelebilirsem haftada bir veya iki defa satışa geliyorum. Satabilirsem satıyorum, satamazsam evime gidiyorum. Uygun fiyata satıyorum. Genellikle takke örüyorum, patik yapıyorum. Kendime göre bir şeyler yapmaya çalışıyorum” dedi.
‘EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARIYOR’
12 senedir sokaklarda sattığı el işleriyle tanınan ve Sivas halkı tarafından benimsenen Azize Kara’ya müşterilerinden bir kısmı ürünlerini almasa bile yanına uğrayıp, sohbet ediyor. 
Kara’nın müşterilerinden Fatma Ertike (56), “Azize Teyzemiz yıllardır 27 Haziran Parkı’nın oralarda çalışır bu şekilde. Ben torunumu okula götürüp getirirken orda tanışmıştık. Ufak tefek alışverişlerimiz oluyor. Ekmeğini taştan çıkaran, çok sevimli bir teyzemizdir, yıllardır tanıyoruz onu, gençlerimize de örnek olsun istiyoruz. Boynunda örgüsü de olur devamlı, kendi örüyor, el emeği göz nuru hepsi” ifadelerini kullandı.