SON DAKİKA

MUCİZE PROBİYOTİKLER

Bu haber 03 Aralık 2018 - 22:35 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

Evet, mucizevi gıda yoktur, hiç bir gıda tek başına tedavi edici ya da zayıflatıcı değildir ancak probiyotikler mucizevi olmaya en yakın gıda desek yalan olmaz.

‘Probiyotik’ bu kelimeye son dönemlerde aşinayız daha tam olarak değerini bilemesek de herkesin bir fikri var. Hemen akıllara gelen üçlü ise;yoğurt,  kefir ve turşu… (turşuyla ilgili küçük bir hatırlatma! Turşunun probiyotik içeriğinden dolayı fazla tüketilmesi sodyum içeriğinin yüksek olmasından dolayı hipertansiyon, böbrek hastalıkları gibi rahatsızlıkları beraberinde getirebilir, ölçülü tüketmeye dikkat ediniz.)

Probiyotik çeşitlerini ve fonksiyonlarını anlatmadan önce probiyotikler vücudumuzda nasıl var olurlar? Bundan bahsetmek istiyorum.

Bağırsaklarımızdaki bakterilerin tümünü annemizden doğum anında alırız, normal doğumda yararlı bağırsak bakterilerinin hepsi anneden bebeğe aktarılırken günümüzde yaygınlaşan sezeryan ile doğumda maalesef geçiş çok azdır. Yine anne sütüyle beslenen bebeklerde formulalarla beslenen bebeklere göre bağırsaklardaki probiyotik bakteri sayısı daha fazladır.

Peki, bağırsağımızda probiyotik azsa ne olur?

  • Bağışıklık düşer
  • astım ve alerjik hastalık riski yükselir
  • çölyak hastalığı (gluten intoleransı) riski yükselir
  • Obezite riski artar
  • Depresyon ve anksiyete eğilimi gözlenir.
  • Bağısak ve sindirim sistemi sorunları ortaya çıkar

Bu listeyi daha da uzatmak mümkün…

Sezeryan doğumun probiyotik sayımızı azalttığını biliyoruz bir de probiyotik sayımızı yarıya düşüren antibiyotikten bahsedelim.

Her hastalığımızda çare olarak gördüğümüz antibiyotik bizi daha da hasta ediyor! Antibiyotik kullanımıyla probiyotik bakterilerimizin sayısı hemen hemen yarıya düşüyor dolayısıyla bağışıklığımız da düşüyor. Hastalıklara yakalanma riskimiz artarken hastalıkları atlatmamız da bir o kadar uzun sürüyor. Antibiyotik kullanımına dikkat edelim, eğer kullanmak durumundaysak mutlaka en az kullanım süresince probiyotik takviyesini beraberinde alalım.

DEPRESYONUNUZUN NEDENİ BAĞIRSAK BAKTERİLERİNİZİN YETERSİZLİĞİ OLABİLİR Mİ?

Ben bu hafta bağırsak ve beyin ilişkisi üzerinde durmak istiyorum ve kısaca bunu konu alan bir deneyden bahsetmek istiyorum sizlere. Yine deney zavallı fareler üzerinde yapılıyor ve bir kaç fare minik bir havuza konuluyor. Ayakları yere değmediği için suda çırpınmaya başlıyorlar tabi ki amaçları ayak basacakları bir karaya ulaşmak.

Sonra fareler gözlemleniyor ve kimi fare uzun süre yüzerken kimisi duraksayarak ara ara çabalayarak ilerliyor. Stres hormon seviyeleri normal düzeyde olan fareler uzun süre yüzerken depresif özellikli, stres seviyeleri yüksek farelerin ara ara çabalayıp isteksiz olmaları dikkat çekiyor.

Depresif farelerden bir kaçı belirli bir süre probiyotik bakterilerle besleniyor ve kan değerlerine bakılıyor, stres ile alakalı hormon seviyelerinde olumlu bir düzelme görülüyor. Bu fareler tekrar havuza konulduklarında ise gerçekten de duraksamadan daha uzun süreli yüzdükleri gözleniyor.

Bu basit deney bile beyin-bağırsak-stres ilişkisini anlatmada gayet yeterli diye düşünüyorum. Geçtiğimiz aylarda gittiğim bir kongrede konuşmacı olan ruh ve sinir hastalıkları üzerine bir hastanede görev yapan doktor, hastaların çoğunun bağırsakla alakalı şikayetleri olduğunu belirtmişti. Bu yüzen fare deneyi üzerine bir de doktorun iddiası gelince siz de benim gibi bir aydınlanma yaşadınız, diye tahmin ediyorum.

 

 

 

Uz. Diyetisyen Sena Bilgin Başak
Uz. Diyetisyen Sena Bilgin Başaksenabilginbasak@tarimvehayvanhaberleri.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.