SON DAKİKA

Osmanlı torunları geç kalınmış iade-i itibar istiyor

OSMANLI PADİŞAHLARINDAN II. ABDÜLHAMİD HAN’IN TORUNU ABDÜLHAMİD KAYIHAN OSMANOĞLU, GEÇ KALINMIŞ İADE-İ İTİBARIN VERİLMESİNİ VE DEDELERİNİN KABİRLERİNİ TÜRKİYE’YE GETİRMEK İSTEDİKLERİNİ SÖYLEDİ.

Bu haber 17 Ağustos 2019 - 18:48 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Osmanlı padişahlarından II. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, geç kalınmış iade-i itibarın verilmesini ve dedelerinin kabirlerini Türkiye’ye getirmek istediklerini söyledi.

Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit Han’ın torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, “Hanedan Sürgünü” isimli film projesi için bazı mekanlarda inceleme yapmak için Düzce’ye geldi.

“Dedemiz Abdülkerim Efendi’yi en kısa zamanda getiririz”

Osmanoğlu ziyareti sırasında ABD ile Doğu Türkistan Bölgesi’nde halife olarak görünen ve ABD’de öldürülen Abdülkerim Efendi’nin sahipsizler mezarlığında bulunan kabrini Türkiye’ye getirmek için girişimlerde bulunduklarını belirterek “1935 yılında Sultan Abdülhamid Han’ın oğlu Selim Efendi, Selim Efendi’nin oğlu da Abdülkerim Efendi İngiliz ve Çin istihbaratı tarafından şehit edildi. Bilindik bir markanın Doğu Türkistan’a alınmak üzere görüşmelere gidiyor. Görüşmelerini yaptıktan sonra otel odasında namazını eda ederken, şehit ediliyor. Bayram öncesinde New York’a gittiğimizde dedemizin kabrini ziyaret ettik. Gerçekten çok duygulandım, Sultan Abdülhamid Han’ın torunu başka bir ülkede metfun, gerçekten çok üzüldük. Biz gerekli görüşmeleri yaptık. Eylül ayında tekrar oraya gideceğim, orada ki ziyaretler sonrasında bizden DNA testleri istediler çünkü define dildiği bölge sahipsizler mezarlığı diye geçiyordu, şu anda o kadar çok mezarlık var ki hatta dedemin üzerinde birkaç daha meftun var. DNA testini yaptıktan sonra ülkemize getirmek istiyoruz. İnşallah bu sene yetiştireceğimize inanıyorum. İnşallah dedemiz Abdülkerim Efendi’yi en kısa zamanda getiririz” ifadelerinde bulundu.

“Menderes ve Turgut Özal’dan sonra ülkemize geldik”

3 Mart 1924’ten sürgüne gittiklerini rahmetli Adnan Menderes ve Turgut Özal’dan sonra Türkiye’ye gelebildiklerini söyleyen Osmanoğlu, “Vatandaşlığımızı veren 1974’ten bakın 1989-90 tarihine kadar Turgut Özal oldu. Biz o zamana kadar oturma teskeresi ile oturduk. Bizim için gerçekten üzücüydü. Son 20 yıldır aslında hepimiz Osmanlı’yı çok seviyoruz, Osmanlı’yı dile getiririz. Ama maalesef ki Osmanlı’yı biz sözde seviyoruz, özde sevemiyoruz. Bunlar acı gereçekler. Osmanlı ile alakalı lokantalar var, kafeler var, Osmanlı adına her şey var. Arkalarına bile Osmanlı tuğraları asıyorlar buna rağmen Osmanlı’nın torunlarını görmüyorlar. Bu vesile ile iade-i itibar verilmeli. Geç bile kalınmış bir şey ama bu hem ülkemiz için hem Dünya’da nasıl farklı hanedanlıklar varsa ülkemizde de olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunun ülkemize bir değer katacağına inanıyorum” diye konuştu

“Sinemaya taşımak istiyoruz”

Kayıhan Osmanoğlu, Osmanlı hanedan mensuplarının yaşadıklarını sinema filmi haline getirmek istediklerini vurgulayarak “Genelde yapmış olduğumuz bazı konferanslar var. Konferanslarda gelen soru şu ‘Siz hangi sarayda otuyorsunuz?’ Vatandaşlarımız, milletimiz hanedanın nerede yaşadığını bilmiyor. Hangi ülkede, hangi şartlarda, neler yaşadılar, hangi zorlukları yaşadılar. Bir şehzadenin bankta yatması, bir şehzadenin çöpten yemek yemesi, bir şehzadenin otel odasında hizmet görevlisi olarak çalışmasına kadar. Sultan Abdülhamid Han’ın eşi mutfakta bulaşık yıkayana kadar. Bunları bir çoğumuz bilmiyor. Bizde ‘Hanedan Sürgünü’ adlı projemizi bir sinema olarak başlamak istiyoruz. Çünkü hanedanın neler yaptığını anlatmamız gerekiyor. 3 Mart’ta sürgüne gitti ama aile nerelere gitti. Nasıl yaşadılar, neler yediler, neler içtiler? Paraya ihtiyaçları vardı ama el açmadılar” dedi.

“Kabrini Türkiye’ye getirmek istiyoruz”

Dedesi Sultan Vahdeddin’in de kabrinin Türkiye’ye getirilmesi için girişimlerde bulunduklarını söyleyen Kayıhan Osmanoğlu, “Suriye’de bulunan Sultan Vahdeddin Han’ın mezarının da gelmesi gerektiğini düşünüyorum. O zaman da Suriye Osmanlı toprağıydı ama şu anda tehdit altında. Gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. İnanıyorum ki herkesin bunu en az benim kadar istediğini düşünüyorum. Gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Vahdeddin Han Suriye’de ve geldiği zaman herkes bize hak verecek” diye konuştu.

Osmanoğlu daha sonra kentteki mekanları gezdi.